Haber Detayı
28 Ekim 2019 - Pazartesi 10:36
 
Her birimiz sinirejinin parçası olmalıyız …
Ülke olarak Barış Pınarı Harekatı’nın ardından olaya tek taraflı ve kendi çıkarları açısından bakan uluslararası camiada haksız bir eleştiri ve saldırıya maruz kalıyoruz.
GÜNCEL Haberi
Her birimiz sinirejinin parçası olmalıyız …

Ülke olarak Barış Pınarı Harekatı’nın ardından olaya tek taraflı ve kendi çıkarları açısından bakan uluslararası camiada haksız bir eleştiri ve saldırıya maruz kalıyoruz. Ülkemizin güvenliğini sağlamaktan öte bir amacı olmayan bu harekatı ve genel anlamda Türkiye’nin haklı şikayetlerini, terörden çektiğimiz acıları sadece devlet olarak değil, iş dünyası olarak da her ortamda gündeme getirmeli ve gerçekleri anlatma anlamında iş dünyası olarak Türkiye’nin uluslararası alanda birer temsilcisi ve sesi olduğumuzu unutmamalıyız. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak özellikle ortak bir coğrafyayı paylaştığımız tüm ülkelere yaptığımız ziyaretlerde bu sorumluluk duygusu ile hareket ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda gerek Irak, gerek Mısır gerekse Antalya’da yapılan Arap Ticaret ve Sanayi Odaları Toplantısında tüm bu coğrafyanın temsilcilerine şunu söyledik:  Bu coğrafya bizim evimiz ve bizler kalıcıyız. Buranın sorunları bizim sorunlarımız. Coğrafyamızın zenginlikleri hepimize yeter, ama aramızda yaratılan yapay çatışmalar bu zenginlikleri kullanmamızı engelliyor. Bu sorunların çözümüne üçüncü ülkeleri karıştırmayalım. Bu üçüncü ülkeler bizleri birbirimize düşürüyor, alacaklarını alıyorlar. Bize de acılar, fakirlik ve geri kalmışlık kalıyor. Bunu görmek zorundayız. Çünkü bizler kardeşiz” dedik. Aslında bölgemizde gittiğimiz her ülkede, birebir konuştuğumuz iş dünyası temsilcilerinde ve tabanda kardeşlik temelinde bu duygu var ama bu ülkelerin yönetimleri ne yazık ki halkları ile farklı davranış içindeler. İş dünyası olarak, gittiğimiz her ülkede Türkiye’nin haklı davasını anlatıyoruz. Gerçekleri gösteriyoruz. Türkiye, tarihi boyunca sömürgeci olmamıştır. Her gittiği yere huzur götürmüştür. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlet olarak Suriye’nin kuzeyine yaptığı bu harekatla aynı geçmişte Kıbrıs Barış Harekatı’nda olduğu gibi yine bu bölgeye de barış ve huzur götürdü. Mersin iş dünyası olarak bulunduğumuz her uluslararası ortamda bu sorumluluk bilinci ile ülkemizin haklı davalarının temsilcisi olmaya devam edeceğiz. Görünen o ki, yeni dünya düzeninde iş dünyası bu konularda en az siyasetçiler kadar etkili olacaktır.

Mersin İl ve İlçe Oda ve Borsaları tek vücut…
Göreve geldiğimiz günden bu yana Mersin il ve ilçe Odaları ve Borsaları başta olmak üzere, tüm kurum ve kuruluşları ve STK’ları ile yakın ve içten bir iş birliği göstereceğimizi beyan etmiştik. İşe önce Erdemli, Silifke, Mut, Anamur, Tarsus Oda ve Borsaları ile başladık. Çünkü tüm Oda ve Borsalarımızı bir bütün olarak görüyoruz. Mersin ekonomisinde top yekun bir gelişme ancak bu işbirliği ile olabilir. MTSO olarak tüm etkinliklere katılıyor, sık sık bir araya geliyoruz. Bu anlamda, geçtiğimiz günlerde Anamur TSO ve Anamur Belediye’sinin öncülüğünde düzenlenen Anamur Tarım Fuarı’na katıldık, destek olduk. Anamur gerçekten Türkiye’deki bırakın ilçeleri, bazı illerden daha çok katma değer yaratan bir ilçemiz. Tarımda muzun başkenti zaten. Ama son zamanlarda çilekte de ciddi bir iddia içinde. Kullandığı tarımsal teknoloji, gerçekleştirdiği üretim ve yarattığı katma değer olağanüstü. Daha da önemlisi Anamur’a yapılan iskele vasıtasıyla Anamur ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında ciddi bir yük trafiği oluşacak. Gümrük imkanın da olduğu iskele ile Kıbrıs’ın başka yerlere satacağı ürünler de buraya getirilerek yeni bir ticaret hacmi yaratılıyor. İşte tüm bu geniş çaplı ilişkilerden dolayı Anamur Tarım Fuarı’na Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı, Tarım Bakanı ve hükümet yetkilileri katıldı. Bu vesileyle Mersin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkileri yeniden değerlendirdik. Anamur, Kuzey Kıbrıs için önemli bir nokta. Ama unutmayalım ki Kıbrıs da bizim için hayati bir yer. Kuzey Kıbrıs gerek Türkiye’nin ulusal güvenliğinde gerekse Doğu Akdeniz’deki gücü anlamında çok önemli ve yavru vatan. Bu noktada Kuzey Kıbrıs’ın yurt dışında tanınırlığı ve tanıtılması adına Türkiye olarak daha çok çaba göstermeliyiz. Kuzey Kıbrıs ürünlerinin Türkiye’de yurt içinde serbest dolaşıma açılmasını istiyorlar. Buna destek vermeliyiz. 

Narenciye Festivali Mersin’in prestijli bir etkinliğidir…
Mersin son aylarda ardı ardına düzenlenen sokak şenlikleri, festivaller ve etkinliklerle bir sosyal canlanma yaşıyor. Elbette bu şu an için az da olsa ekonomiye de olumlu şekilde yansıyor. Eminin bu mütevazı organizasyonlar daha profesyonel bir hal aldıkça ve büyüdükçe,  özellikle şehir dışından da daha çok ziyaretçi çekecek ve hedeflediğimiz o düzeye gelecektir. İlkler zordur ama önemlidir. Hemen Kasım ayı başında daha geniş çaplı bir etkinliğe Mersin olarak ev sahipliği yapacağız. Mersin Ticaret Borsamızın öncülüğünde başlayan Mersin Narenciye Festivali ile hem kent içinde sosyal ve ekonomik bir canlanma, hem de kent dışından ziyaretçiler bekliyoruz. Festivalle, narenciyenin başkenti Mersin’dir algı ve mesajını tüm dünyaya bir daha duyuracağız. MTSO olarak kentimizin prestijli bir etkinliği olan Mersin Narenciye Festivali’nin düzenleme komitesindeyiz ve bir parçasıyız. Özellikle bir sonraki Mersin Narenciye Festivali’nin Atatürk Parkı’nı da kapsayan şehir merkezinde yapılması önerimizdir. Festivalin kent merkezinde yapılması kent merkezini daha canlı hale getirme projesine de destek olacaktır. 
Sadece Mersin kurumları değil, tüm Mersinliler bu etkinlikleri sahiplendikçe işte o zaman gerçek amacımıza ulaşmış olacağız. Mersinliler olarak her birimiz bu sinerjinin parçası olmalıyız. Çünkü Mersin hepimizin.

Kaynak: Editör: Ayşe Şahin DOĞAN
Etiketler: Her, birimiz, sinirejinin, parçası, olmalıyız, …,
Yorumlar
Haber Yazılımı